Zatürre (Pnömoni)   - Medar Hastaneleri
Zatürre (Pnömoni)

Zatürre (Pnömoni)

Zatürre, tıp dilinde pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bakteriler başta olmak üzere virüsler ve mantarlar gibi çeşitli mikroplara bağlı olarak gelişmektedir.

Zatürre, tüm dünyada ve ülkemizde sık görülen, hastane başvurularının en sık nedenleri arasında yer alan ve de en fazla ölüme neden olan hastalıklar arasındadır. Türkiye’deki ölüm sebepleri arasında beşinci sıradadır. Özellikle yaşlılarda ve eşlik eden ciddi hastalıkları olan kişilerde zatürre, daha ağır seyredebilmekte ve ölümcül olabilmektedir.

Semptomlar

Üşüme-titreme, 39-40°C’ye varan yüksek ateş, öksürük, kirli, iltihaplı (yeşil, sarı, pas rengi) balgam çıkarma ve yan ağrısı gibi şikayetler ile ortaya çıkar. Bazen, sinsi bir başlangıç söz konusudur. İştahsızlık, halsizlik, eklem ve kas ağrılarını takiben kuru öksürük, ateş yükselmesi, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler görülebilir.

Ağır zatürre durumlarında ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir. Yaşlılarda, ateş yüksekliği olmadan, aşırı halsizlik, bilinç bulanıklığı ve genel durumun bozulması ile kendini gösterebilir.

Hangi durumda hastaneye yatış gerekir?

Zatürrede erken tanı ve tedavi büyük öneme sahiptir ve zatürreye bağlı ölümleri azalttığı bilinmektedir. Hastanın yakınmaları zatürreyle uyumlu ise, muayene ve akciğer röntgeni bulgularıyla çoğunlukla teşhis konulabilir. Gerekli durumlarda kan ve balgam tetkikleri yapılabilir.

Zatürre tanısı alan çoğu hasta evde tedavi edilebilir. Ağır olguların, yaşlı hastaların, oksijen tedavisi veya yoğun bakım desteği gerektiren hastaların hastaneye yatışı gerekir.

Zatürrenin tedavisi

Zatürre tedavisinde genellikle antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler kullanılır. Tedavi şekli ve süresi hastaya ve hastalığa göre değişmektedir. Tedaviye erken başlandığında ve ayaktan tedavi edilebilen olgularda, sonuçlar yüz güldürücüdür.

Zatürreden korunma

Zatürreden korunmanın en iyi yolu aşıdır. Zatürre gelişme riski ve/veya zatürrenin ağır seyretme riski yüksek olan kişilerin (yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar) zatürreye karşı bağışıklığının arttırılmasına yönelik olarak, pnömokok aşıları yaptırmaları gereklidir. Ayrıca, bu kişilerle birlikte yaşayan ve/veya onların bakımından sorumlu olan kişilerin de, bulaştırma riski nedeniyle, grip aşısı olmaları önerilir. Kalabalıkla ve hasta bireylerle temasın azaltılması, maske kullanılması, düzenli el yıkanması zatürreden korunmada yararlı önlemlerdir.

Zatürre (Pnömokok) Aşısı

Zatürreye en sık pnömokok adı verilen bakteri yol açar. Bu bakteriye karşı hazırlanmış iki aşı bulunmaktadır. Pnömokok aşıları, yüksek riskli kişilere uygulandığında, özellikle ağır enfeksiyonlara karşı koruma sağlayabilmektedir.

Ayrıca COVID-19 vakalarının artış gösterdiği bu dönemde, risk grubundaki bireyler için bakteriyel zatürreden korunmak için aşı uygulaması önemlidir.

Pnömokok Aşıları

Polisakkarid pnömokok aşısı ve konjuge pnömokok aşısı olmak üzere iki tür pnömokok aşısı vardır

Polisakkarid Pnömokok Aşısı (PPA)

B hücrelerini etkiler. 5 yıl süre ile koruyuculuğu bulunmaktadır. Halen kullanımda olan ve ülkemizde de ruhsatlı PPA23, 1983 yılından beri ≥65 yaş erişkinlere önerilen bir aşıdır.

Konjuge Pnömokok Aşısı (KPA)

B hücrelerini ve hafıza T hücrelerini etkiler. 65 yaş üstü kişilerde, risk faktörü yüksek kişilerde bir kereye mahsus konjuge aşı ve 1 yıl sonra ve 5 yılda bir olmak üzere polisakkarid aşı önerilmektedir. Ömür boyu etkili bir aşıdır.

PPA ve KPA neden birlikte uygulanır?

Pnömokok aşılarının kapsadığı polisakkaridler ciddi pnömokok hastalığında en sık görülen türlerden seçilmiştir. PPA aşısının daha fazla ciddi hastalık yapan pnömokok türü içermesi ve KPA’nın daha güçlü bağışıklama oluşturması gerekçesiyle iki aşının birlikte kullanımı önerilmektedir. Pnömokok enfeksiyonları için risk taşıyan hastalıklarda önce KPA ve daha sonra PPA şeklinde aşı uygulanmalıdır.

Daha detaylı bilgi için lütfen doktorunuza başvurunuz...